17 Ocak 2018 Çarşamba
Anasayfa > SAĞLIK > Depresyon Hayatımızı Ele Geçiriyor: Türkiye'de Antidepresan Kullanımı 5 Yılda Yüzde 70 Arttı
Depresyon Hayatımızı Ele Geçiriyor: Türkiye'de Antidepresan Kullanımı 5 Yılda Yüzde 70 Arttı

Depresyon Hayatımızı Ele Geçiriyor: Türkiye'de Antidepresan Kullanımı 5 Yılda Yüzde 70 Arttı

04.01.2018 14:18 12 14 16 18 yazdır
Türkiye'de son 5 yılda antidepresan kullanımı yüzde 70 arttı. Ruh sağlığı hastanelerinde doluluk oranı da yüzde 100’e ulaştı. Ülkemizde her 10 kişiden 1’i antidepresan kullanıyor ve antidepresan kullanımında kadınlar, erkekleri ikiye katlıyor...

Antidepresan kullanımını arttıran en büyük problem depresyon 🤔

Antidepresan kullanımını arttıran en büyük problem depresyon 🤔

Uzmanlara göre özellikle depresyon ve anksiyete bozuklukları antidepresanların en yaygın kullanıldığı sorunlar arasında. Ayrıca somatoform denilen, birden fazla ruhsal sorundan dolayı ortaya çıkan ruhsal bozukluklar, yeme bozuklukları, bazı kişilik bozukluğu tiplerinde de yaygın bir ilaç kullanımı söz konusu.

Depresyon şikâyeti en çok 18-30 yaş ile 45-65 yaş aralıklarında görülüyor.

Depresyon şikâyeti en çok 18-30 yaş ile 45-65 yaş aralıklarında görülüyor.

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, depresyon şikâyetinin en çok 18-30 yaş ile 45-65 yaş aralıklarında görüldüğünü, Türkiye’de ruhsal hastalıkların arttığını belirtti. 

Milliyet'ten Mert İnan'ın haberine göre intiharın psikiyatrik hastalıklar içinde en çok duygu durum bozukluklarında görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Dilbaz, şu bilgileri verdi:

 “İkinci sırada şizofreni, üçüncü sırada alkol, madde kullanımı geliyor. İntiharların yaklaşık yarısında ise psikiyatrik hastalık ve öncesinde bir psikiyatri başvurusu bulunuyor. Türkiye’de ruh sağlığı hastanelerinde doluluk oranı yüzde 100’e ulaşmış durumda. Bugünkü yatak kapasitelerinin 8 ile 10 katı daha fazla yatak sayısına ihtiyaç var.”

"Türkiye’de antipsikotik tüketimi son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıktı"

"Türkiye’de antipsikotik tüketimi son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıktı"

Madde kullanımının olumsuz etkilerine de dikkat çeken Prof. Dr. Dilbaz, şöyle devam etti:

“Madde kullanım bozukluğu olan hastalarda herhangi bir psikiyatrik bozukluğun görülme sıklığı 2.7 kat daha fazla. Madde kullananların 4’te 3’ünde en az bir psikiyatrik bozukluk görülüyor. Rakamların artmasının iki ana sebebi olduğu söylenebilir. Bunlardan ilki hastaların farkındalıklarının artması. İnsanlar ruh sağılığı ve hastalıkları konusunda daha bilinçli olması başvuru sayısını artırdığı söylenebilir. İkinci sebebi ise yaşam zorlukları ve stres.

Türkiye’de antipsikotik tüketimi son 5 yılda 7 milyon 201 bin kutudan 12 milyon 158 bin kutuya çıktı. İnsanların yaşamını değerli kılacak ve yaşam kalitesini artıracak yaşam koşullarına ulaştırılması, stres, göç, travma ve savaş gibi tetikleyici etkenlerin azaltılması, çevreye olumlu bakışın geliştirilmesi önemli. Medyada doğru haber yapılması farkındalığı artırır. Ruh sağlığı hizmetleri bu noktada önem kazanıyor."

"Ruhsal hastalıkların tedavisi mutlaka uzmanları tarafından değerlendirilmeli"

"Ruhsal hastalıkların tedavisi mutlaka uzmanları tarafından değerlendirilmeli"

"Aynı zamanda geçici günlük duygusal değişimler depresyon anlamına gelmemeli. Bu durumların hepsini depresyon olarak değerlendirip tedaviye başlamak yanlış bir strateji. Ruhsal hastalıkların tedavisi mutlaka uzmanları tarafından değerlendirilmeli.

Yeterli doz ve yeterli süre tedavi etmek diğer önemli nokta. Tedavinin erken sonlandırılması hastalıkların tekrar ortaya çıkma riskini artırıyor. Genetik ve biyolojik yatkınlıklarda göz önüne alınarak ilaç ve veya psikoterapi yaklaşımlar uygulanmalı, kişiye özgü tedavi planlanmalı.”

"Türkiye'de antidepresan kullanımında kadınlar, erkekleri ikiye katlıyor."

"Türkiye'de antidepresan kullanımında kadınlar, erkekleri ikiye katlıyor."

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Selin Karabulut ise genetik yatkınlık, tıbbi geçmiş, kişilik özellikleri, travmalar, yaşam olayları, sosyo-ekonomik durum gibi birçok etmenin depresyon riskini doğrudan etkilediğini söyledi. 

Olumlu veya olumsuz, sahip olduğumuz duyguların muhatap kişi veya kişilerle paylaşmanın insanlar üzerindeki psikolojik yükü hafiflettiğini vurgulayan Karabulut şöyle devam etti:

“Depresyon kendi kendine tedavi edilmesi mümkün olmayan bir klinik tanı. Dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kişi depresyonda ancak tedavi için uzmanlara başvurmayanlar dahil edildiğinde bu rakamın çok daha fazla Sağlık Bakanlığı’nın 2 Şubat 2015 tarihinde Türkiye’deki antidepresan ilaç kullanımıyla ilgili açıkladığı verilere göre Türkiye’de, her 10 kişiden 1’i antidepresan kullanıyor ve antidepresan kullanımında kadınlar, erkekleri ikiye katlıyor."

"İlaç sadece semptomları tedavi eder, sorunları çözmez"

"İlaç sadece semptomları tedavi eder, sorunları çözmez"

Karabulut 3 önemli uyarıda bulundu: 

  • Psikiyatr tarafından koyulmuş bir tanı ve ilaç kullanımı önemlidir. Eş dost tavsiyesi, eczane önerisi, kulaktan dolma bilgiler ile antidepresan kullanmak doğru değildir.

  • Depresyona sebep olan durum, olay, hastalık, problem, kişi ve öykülerin konuşulması ve hissettirdiği keder, üzüntü, değersizlik, yetersizlik, acı, mutsuzluk gibi duyguların değişmesi veya ortadan kalkması için terapi almak gerekmektedir. İlaç sadece semptomları tedavi eder, sorunları çözmez.

  • Psikiyatriste düzenli olarak kontrole gidilmesi unutulmamalı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri