öğretmenbul.net
18 Kasım 2017 Cumartesi
Anasayfa > Yazarlar > Bahadır Sümer > Doğru Tercih Mutlu Hayat!
Bahadır Sümer

Doğru Tercih Mutlu Hayat!

23.07.2017 18:45:46 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Bahadır Sümer

Doğru Tercih Mutlu Hayat!

Üniversiteye Hazırlanan öğrencilerin bugün en önemli sorunu hangi mesleği seçecekleri üzerinedir. Geleneksel yaklaşımlarda öğrenciler etrafına şöyle bir bakar. Çevresinden ve arkadaşlarında duyduklarından etkilenir ve bu etkilerin çerçevesinde kendi tercihlerine yön verir. Tabii istisnaları bu yaklaşıma sahip olanlardan ayırmalıyız. Ancak bu şekilde tercih yapan öğrencileri gelecekte bazı sorunlar ve tehlikeler beklemektedir.

Çevrenin etkisiyle tercih yapan öğrencilerin en önemli sorunu genellikle sevmedikleri mesleklere yönlenmeleri ve daha okurken hayal kırıklıkları yaşamalarıdır. Bir diğer tehlike bu bölümü bitirip hayat boyu sevmeyecekleri bir mesleğe sahip olmalarıdır. Sonrası daha da kötüdür. Sevmedikleri için mesleklerinde başarılı olamayacak ve sürekli olarak bir geçim sıkıntısı ve buna bağlı ailevi ve toplumsal sorunlarla karşı karşıya kalacaklardır. En kötü senaryoda ise üniversitede geçirdiği yılları, verdiği onca emeği, ailenin yaptığı onca harcamayı çöpe atarak mezuniyetiyle hiç alakalı olmayan bir iş koluna yönelmesi ya da diplomalı işsizler kervanına katılmasıdır. Ne yazık ki içinde yaşadığımız dönemde şanslı ve bilinçli küçük bir kesim hariç öğrencilerin büyük çoğunluğu bu sonuçları yaşamaktadır. Peki ne yapılmalıdır?

Milli eğitim sistemimizde uzun vadeli mesleki planlamaların olmadığı, olanlarınsa bu soruna çözüm getirmediği açıktır. Örneğin milli eğitim sistemimizde tüm eğitim kurumlarında sistematik olarak mesleki bir planlama yapılmamaktadır. Dolayısıyla öğrenciler bu planlama dahilinde bir yönlendirmeye sahip değildir. Öğrenci ve velilerin sistemi değiştirmek gibi bir lüksü olmadığına göre kişisel çalışmalarla her öğrenci kendi tedbirini almak ve kariyer planını buna göre yapmak zorundadır. İşte tam burada öğrenci ve velilerin dikkat etmesi gereken çok önemli bir ayrıntı gündeme gelmektedir. Ben doğru tercihi nasıl yaparım? Bunun için neler yapmalıyım?

Aslında tercih sürecini birkaç aşama olarak tespit etmek yanlış değildir.

1.Öncelikli olan konu öğrencinin yeteneklerine uygun ama kesinlikle severek yapacağı bir mesleğe yönelmesidir. Çünkü en başarılı insanların mesleklerini severek yapan insanlar olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir.

2.   Öğrenciler tercih yaparken genellikle o günün koşullarında popüler olan mesleklere yönelirler. Bu gerçekten çok büyük bir hatadır. Çünkü öğrenci üniversiteye yerleşinceye, mezun olup mesleğe atılıncaya ve tecrübe kazanıp iyi bir meslek uzmanı oluncaya kadar yaklaşık 8-10 yıllık bir süre geçecek ve moda olan meslekler değişime uğramaya başlayacaktır. Daha da önemlisi bu mesleklerdeki istihdam durumu ne olacaktır? İşte asıl dikkat edilmesi gereken konu budur. Eğer gelecek 10 yıllık süreci göz önünde bulundurmadan tercih yapılırsa öğrenci, işsiz kalma ya da çok az kazançlarla hayatını sürdürme gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalır. Örneğin; 90'lı yılların başında İşletme bölümünün ve Fizik öğretmenliği'nin öğrenciler arasında tercih oranı ve popülaritesi çok yüksek olmuştur. Ama sonraki 10 yıllık süreçte ekonomik krizlerin etkisiyle 35 bin civarında işletme mezunu işsiz kalmış ve işgücü son derece ucuzlamıştır. Bunun neticesinde işletme bölümü o günkü popülaritesini yitirmiştir. Yine Fizik Öğretmenliği dersaneciliğin çok yoğun olduğu dönemlerde çok yüksek ücretlerle çalışıldığı için popülaritesi yüksek olmuş sonraki dönemlerde ise neredeyse sekreterya elemanlarından daha düşük ücret alır konuma gelmişlerdir. Gelecek yıllarda istihdam yaratacak ve 

popülaritesi artacak ya da popülaritesini hiç yitirmeyecek mesleklere yönelik tercih yapmak aslında bir öğrenci için en doğru tercihi yapmak olacaktır.

3.     Son olarak şunu söylemek gerekir. Öğrenciler tercih formunu doldurup teslim ederken şu gerçeği unutmamalıdır. Tercih formu öğrencinin kendi tercihlerini belirten yani nihai kararını içeren bir formdur. Dolayısıyla bu kararlardaki nihai sorumluluk öğrenciye aittir. Sonrasında istenmeyen sonuçlar ortaya çıktığında bunun sorumluluğu çevreye, anne-babaya ya da öğretmenlere değil öğrencinin kendisine ait olacaktır.

Bu gerçekleri göz önünde bulundurarak tercihlerinizi yapmanız ve geleceğinize yön vermeniz dileğiyle. Başarıyla ve sevgiyle kalın.

 

                                                                                                                      Bahadır Sümer

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.