TakipMedya

123
15 Mart 2021 - 19:47

“Ev Okulu Derneği” olarak çağın ger(ç)eklerini hatırlatalım dedik!

Küresel salgın sürecinde birçok olumsuzluk yaşanıyor. Fakat ekonomik çalkantılar bize bir şeyi gösterdi: Kriz, fırsata çevrilebilir!

İsterseniz herkese, her şeyden yakınmaya devam edin, “Yandık, bittik, mahvolduk!” deyin, büyük oyunu gördüğünüzden bahsedin, olumsuzlukları madde madde sıralayın.

Ya da yaşadıklarınızdan dersler çıkarın hatta olumlu yönler bulmaya çalışın ve siz de krizi fırsata çevirin.

Biz de “eğitim” alanında yüzlerce olumsuzluk sayabiliriz, bu o kadar kolay ki…

Fakat EV OKUL DERNEĞİ olarak farklı noktalara dikkat çekmek istiyoruz.

İşte son bir senede eğitim hayatında yaşadığımız bazı değişiklikler:

  • Veli ve öğrenciler Ev Okulu ile tanıştı.
  • Veliler, öğretmen’in ve öğretme’nin önemini ve ciddiyetini daha fazla kavradı.
  • Uzaktan eğitimde ekrandaki öğretmenle bir metre mesafeden iletişim sağlanmaya başlandı. Böylece bire bir ders havası oluştu.
  • Okullarda ders zilinin çaldığı anda derslerin başlaması pratikte pek mümkün olmadığı halde uzaktan eğitimde dersler dakikasında başlayabildi.
  • Derste gürültü yapan öğrenciler yok.
  • Ödevler dijital olarak yapılıp teslim edilebiliyor.
  • Öğrenci, her yerden ve her zaman bilgiye ulaşabileceğini gördü.
  • Yazışmalarda duyguları emojilerle ifade etmek gibi öğrenciler de söz istemek için dijital platformlarda el kaldırma işaretiyle tanıştı.
  • Veliler / öğrenciler resmî mercilerden taleplerini sosyal medyadan duyurarak gündemi belirlemeye ve kararları etkilemeye başladırlar.
  • İnsanlar eve hapsoldu fakat ev dünyaya açıldı.
  • Home Office / uzaktan çalışma kavramlarının yanı sıra Ev Okulu kavramı eğitim alternatiflerinin arasında güçlü şekilde dillendirilmeye başlandı.
  • Neleri uzaktan / evden yapabileceğimizi gördük.
  • Meslekleri ya da mesleklerin icra ediliş biçimini sorgulayarak, neyi daha verimli ve daha kolay yapabileceğimizi düşünmeye başladık.

Ev Okulu Derneği olarak 1.000 ebeveynle gerçekleştirilen anket sonuçları pandemi döneminde velilerin bakış açılarını aktarması açısından önem arz etmektedir.

Pandemi sürecinde çocukların eğitimden etkilenme durumuyla ilgili düşünceleriniz nelerdir? Sorusuna katılımcıların

  • % 66’sı – Çocukların/çocuklarımın ders motivasyonunu düştü.
  • % 62’si – Telefon/Tablet/TV/Bilgisayar kullanımı bilinçsiz devam ediyor.
  • % 45’i – Sosyallik yönleri ve arkadaşlık ilişkileri zayıfladı.
  • % 31’i – Psikolojik de ruhsal destek ihtiyacı oluştu.
  • % 7’si – Herhangi bir olumsuzluk gözlemlemedim.

Şeklinde cevap vermiştir.

Pandemi sürecinde ebeveynlerin eğitim süreçlerinden etkilenmesiyle ilgili düşünceleriniz nelerdir? Sorusuna katılımcıların

  • % 55’i – Çocukların geleceğiyle ilgili kaygılıyım.
  • % 42’si – Evde eğitim adına çocukları desteklemek konusunda desteğe ihtiyacım var.
  • % 33’ü – Ebeveyn olarak da uzaktan eğitimden psikolojik ve ruh sağlığı olarak olumsuz etkilendim.
  • % 29’u – Çocukları eğitsel anlamda desteklemede kendimi yeterli görüyorum.

Şeklinde cevap vermiştir.

Verilen cevapların yüzdeliği göstermektedir ki ailelerin bu süreçte Kamu / STK / Üniversite işbirlikleri de oluşturularak desteklenmesi aciliyet arz etmektedir.

Pandemi sonrası eğitim ve öğretim hayatının nasıl devam edeceği sorusunun cevabı, dünya genelinde farklılıklar göstermektedir. Koronavirüsün yayılmasını engellemek ve kontrol altında tutmak için Kanada, Hindistan, İtalya, Japonya gibi yüz yüze eğitime ara veren ülkeler olduğu gibi; İngiltere, Amerika, Rusya gibi geleneksel eğitime devam eden ülkeler de bulunmaktadır. Yüz yüze eğitime ara veren ülkeler, pandemi sürecinde eğitimin sekteye uğramaması için online eğitime başvururken; yüz yüze eğitime devam eden ülkeler de geleneksel eğitimle beraber,  öğrencilere hibrit sistem dediğimiz okulla beraber dijital öğrenme fırsatları da sunmaktadır.

Yüz yüze eğitim veren ülkeler; aldıkları tedbirler çerçevesinde aralıklı eğitim ile ders saatlerini azaltma, az öğrenci teması olsun diye sınıfların bölünmesi ve farklı günlere dağıtılma gibi uygulamalar yapmaktadır. Bu uygulamalardan dolayı, doğal olarak  pandemi öncesi döneme göre öğrencilerin  aldığı eğitim oranı yüzdesi, zaman ve verimlilik bakımından oldukça düşmektedir. Öğrencilerin uzaktan eğitimle desteklenmesi, bu açıdan önem arz etmektedir. Okullar;  Zoom,  Google Classroom,  ClassDojo,  Schoology gibi online platformlar kullanarak e-öğrenme (e-learning) dediğimiz uzaktan eğitim sunabilecekleri yollara başvurmaktadır. Pandemi süreciyle beraber, uzaktan eğitim platformlarının geleneksel eğitimin yerini aldığı yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Geleneksel eğitimde, sorumluluk ve disiplin sağlama daha çok okul ve öğretmenin görevi olarak görülmekteydi. Pandemi nedeniyle oluşan ‘’evde okul modeli’’ ise öğrenciyi merkeze alan, derslere devam etme sorumluluğunu ve disiplinini öğrenciye ve veliye bırakan bir sistem sunmaktadır. Bu dönem, teknoloji becerisi ve öz düzenleme becerisi gerektirdiğinden öğrencilere ve velilere çok büyük sorumluluk ve görev düşmektedir.

Covid-19 virüsünün kısa sürede yayılması ve dünya genelinde pandemiye dönüşmesi ile beraber, eğitimde meydana gelen bu değişiklikler geçici görülmemelidir. Gelecekte savaş, ekonomik krizler, yeni pandemi süreçleri gibi durumlardan dolayı eğitimin tekrar durmasıyla karşılaşma senaryoları için bu süreç; öğrencilerin ve velilerin sürece tam adapte olmaları açısından öz düzenleme becerisi, teknoloji becerisi gibi yeni becerilerin kazanıldığı ve geliştirildiği bir dönem olmalıdır.

Pandemi sonrası özellikle özel/vakıf üniversitelerinin ayakta kalmak için yeni iş modelleri benimsemeleri gerektiği aşikardır. Özellikle Avrupa ve Amerika’da uluslararası öğrenciler önemli bir finansal kaynaktır ve ülkeler arası seyahat kısıtlamaları da eğitimi ekonomik bir faaliyet olarak gören ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarını zorlayacaktır. Ortaya çıkan bu kriz sadece yükseköğretim kurumlarını değil, bilimsel araştırma projelerinin fonlanmasını da etkileyecek bir durumdur. Artan maliyetler ve azalan gelirler karşısında nasıl bir strateji izleneceği birçok üniversitenin ve bilimsel araştırma projesinin geleceğini belirleyecektir.

Yüz yüze eğitimin başladığı ülkemizde bile eğitim, eski yoğunluğu ile devam edememektedir. Çocuklar sınırlı günlerde okula gitmektedir. Eğitimde var olan eşitsizliğin daha da artmaması için yeni düzene olabildiğince hızlı adapte olup, dezavantajları yok etmek için ‘’evde okul sistemi’’nin öneminin iyice anlaşılıp, özümsenmesi gerekmektedir. UNESCO, pandeminin yaklaşık 190 ülkede 1.6 milyar öğrencinin eğitim sürecini etkilediğini, yüzde 91.4’lük olan bu etkilenme oranın;   alt ve alt orta sınıf olan ülkelerde yüzde 99’a kadar ulaştığını belirtmiştir.  Bu göze çarpan yüksek oran için aileler, eğitim konusunda tedbir almalıdır.

 Ev okulu sistemi, pandemiden önce de Avustralya, Kanada, İngiltere ve Amerika gibi  gelişmiş ülkelerde başvurulan yaygın bir alternatif eğitim sistemidir. Çocuklara yüz yüze okulda eğitim verilmesi yerine; aileleri ya da online öğretmenleri tarafından oluşturdukları düzen çerçevesinde, ev ortamında sunulan alternatif eğitim modeli olan ev okulu,  Amerika’da yaklaşık 2 milyon öğrenci, Kanada’da 47,500 ile 95,000 arasında öğrenci tarafından tercih edilmektedir. Bu sayıların gittikçe arttığı ve ev okulunun artan bir trend olduğu göze çarpmaktadır. 1960’lara dayanan bu sistemin gittikçe popülerlik kazanmasının en önemli nedenleri; çocukların farklı öğrenme hızına sahip olmaları, okul dışında desteklenmesi gerekliliği, ilgi alanlarındaki farklılıklar, standart okul ve sınav sisteminde değerlendirilme zorlukları bulunmaktaydı. Pandemi sonrası ise bu nedenler geçerliliğini korumakla beraber;  devletlerin okulları kapatması, velilerin sağlık açısından çocuğunu korumak için eğitime evde devam etmesini tercih etmesi ev okulunun artan trend olmasını desteklemektedir. Virginia Üniversitesi tarafından yapılan bölgesel bir araştırmada, Charlottesville-Albemarle Bölgesi’nde pandemiden sonra ev okulu tercih oranının ikiye katlandığı ve bu artışın daha da devam edeceği  bulgularına yer verilmiştir. Amerika’da bulunan ‘‘Ulusal Ev Okulu Derneği’’  Haziran’dan bu yana aşırı ilgi ve talebin olduğunu, telefonlarının susmadığını açıklamıştır.

‘’Ev Okulu’’nun, teknolojinin gelişmesinin de katkısıyla, dünya genelinde geleneksel okul eğitiminin yerini alacağına inanılmaktadır. Her ülke, bu doğrultuda eğitimine yön vermektedir. Mesala, Fransa “Ma classe à la maison” (my classroom at home) uygulaması ile öğrencilerine bilgisayardan veya telefondan ulaşabilecekleri online ders içeriklerini sunmaktadır. Japonya’da özel şirketler, bedava online eğitimler vermektedir. Teknolojinin gelişmesi, bilginin sınırlarını ortadan kaldırmakta ve ulaşabilirliliğini kolaylaştırmaktadır. Forbes Dergisi’nin yayınladığı ‘Dünyanın Ev Okulu Zamanı’ makalesi, ev okulunun öneminin şu cümleler ile altını çizmiştir: ‘Virüs bir sürü hastalığa ve zorluğa neden olmaktadır ama çocukların okulda eğitime devam etmemesi küresel bir felaket değildir. Unutmayalım ki çocuklar, okulsuz da eğitilebilir hatta daha da iyi eğitilebilir. Felaketler, değişikliklere yol açar, Pandemiden dolayı çocukların okula gitmemesi bir kriz değil fırsattır, ev okulu sayesinde.’. Önemli olan Coursera,  iCourse , Future Learn, Icourses, TED-Ed Earth School , Udemy gibi  farklı eğitim içerikleri sunan platformların sunduğu bilginin  nasıl kullanılacağının bilinmesidir. Öğrenciye dijital beceri kazandırma, kendi programını takip etme, disiplin sağlama gibi konular; ev okulu desteği ile kısa zamanda kazandırılabilmektedir. Pandemiden dolayı zorunlu olan bu ‘’acil uzaktan eğitim’’ ailelere, evde çok sorumluk yüklemektedir. Sistemi takip etmekte zorlanan veliler için, ev okulu alanında tecrübesi olan kişilerden destek almak önemlidir.

Bu çalışma bağlamında yeni normalde aşağıda yer alan öneriler ve çıkarılacak dersler, eğitim kurumları, eğitimciler ve öğrenenler tarafından dikkate alınabilir:

  • Eğitim politikaları hiçbir öğrenen geride bırakılmayacak şekilde yapılandırılmalı, kapsayıcı olmalı, fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlamalıdır. Normal gereksinimli öğrenenlerin yanında özel gereksinimli öğrenenlerin ihtiyaçları gözetilerek eğitimde evrensel tasarım ilkelerinin işe koşulmasına ihtiyaç vardır.
  • Teknoloji altyapısına ve eğitim teknolojilerine anlamlı bir şekilde ve ihtiyaca göre yatırım yapılmalı, somut teknolojilerin sorunlara tam olarak çözüm olamayacağı vurgusuyla soyut teknolojilere de yatırım yapılarak bir denge politikası izlenmelidir.
  • Teknoloji sihirli bir değnek değildir ve [göreceli olarak] sözde uygulamalar yerine özde uygulamalarla dönüşüm süreci yürütülmeli; dijital dönüşümün zihinsel dönüşümle başlayacağı, devamında belirli beceriler ve yeterlilikler kazandırılarak devam edeceği, teknoloji yatırımının bu şekilde bir amaca ulaşacağı unutulmamalıdır. Aksi takdirde zihinsel dönüşüm tamamlanmadan başlatılacak süreçlerde direnç gösteren kesimlerin büyük umutlarla başlatılacak projeleri başarısızlığa uğratması kaçınılmaz olarak değerlendirilmektedir.
  • Dijital beceriler, dijital yeterlilikler ve dijital okuryazarlık bilgisi dijital bilgi çağının gerekliliklerindendir ve öncelikle odaklanılması gereken konulardandır. Dijital öğrenme ve çevrimiçi uzaktan eğitimin sıklıkla gündemde olacağı yeni normalde sadece öğrenen ve öğretenlerin değil, kapsayıcı bir bakış açısıyla tüm vatandaşların bu becerileri edinmesi, pandemiyle ortaya çıkan krizi atlatmak kadar küresel rekabet ortamında hayatta kalmak için de gereklidir.
  • Dijitalleşme, beraberinde birtakım sorunları ve meydan okumaları doğal olarak getirecektir. Özellikle dijital ortamlarda güvenliğin sağlanması, kişisel verilerin korunması ve etik kuralların belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmalı, ilerleyen zamanlarda dünya standartlarını yakalayabilmek ve hızla dijitalleşen dünyaya entegre olabilmek için bu bağlamda politika ve strateji geliştirilmelidir.
  • Eğitimde açıklık hareketi basın bültenlerini süsleyen veya kurumların stratejik planlarında birkaç cümle ile ifade edilip uygulamaya yansımayan kavramlar olmanın ötesinde, gerçek anlamda içselleştirilmeli, paylaşma ve iş birliği ile beslenen bir açık eğitim kültürü oluşturulmalı ve ülkede tüm eğitim kurumlarında yaygınlaştırılmalıdır.
  • Uzaktan eğitim (aynı zamanda e-öğrenme, m-öğrenme, çevrimiçi öğrenme gibi kavramlar) içeriğin eğitim teknolojileriyle sunumu kadar ölçme-değerlendirme süreçlerine de önem vermektedir. Yeni normalde özellikle bu konulara odaklanılmalı ve eğitim sisteminin yüz yıllardır kanayan yaralarından birisi olan salt sonuç odaklı ölçme değerlendirme yaklaşımlarının yanı sıra süreç odaklı ölçme-değerlendirme yaklaşımlarının da kullanılmasına yönelik çalışmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Bu bağlamda teknoloji destekli alternatif ölçme-değerlendirme araçlarının kullanılmaya başlaması ve deneyim elde edilmesi yeni normalde yapılacak uzaktan eğitim çalışmalarının başarıya ulaşması ve öğrenen memnuniyetinin arttırılması için gereklidir.
  • Uzaktan eğitimde öğrenmenin büyük sorumluluğu öğrenene aittir. Dolayısıyla öğrenenlere seçme hakkı ve esneklik tanıyarak otonomluklarını kazanmalarına olanak tanıyan süreçler geliştirilmeli; soran, sorgulayan, araştıran, öz-yönelim ve öz-yönetim becerilerine sahip ama en önemlisi eleştirel bakış açısı geliştirebilmelerine olanak tanıyan eğitim süreçleri tasarımlanmalıdır.
  • Uzaktan eğitimde K12 ve yükseköğretim ayrımına dikkat ederek her eğitim düzeyi için aynı stratejilerin işe yaramayacağı, öğrenenlerin eğitim düzeylerine ve öğrenme gereksinimlerine göre öğretim tasarımı yapılması gerektiği unutulmamalıdır.
  • Eğitim tamamıyla didaktik ve pedagojik süreçler değil, öğrenenlerin duyuşsal dünyalarına da dokunan; ilgi, anlayış ve empati pedagojisini gerektiren süreçlerdir. Öğrenenlerin fiziksel sosyal bağlamlarından uzakta olduğu pandemi sürecinde ve yeni normalde eğitim kurumlarının ve eğitimcilerin bu noktaya özellikle dikkat ederek duyuşsal alanlara yönelik de çalışmalar yapmaları önerilmektedir.
  • Yeni normalde reforma ve stratejik planlamaya ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Bu süreçlerin kapsayıcı bir yaklaşımla tüm paydaşların görüşü alınarak ve geniş katılımlı bir şekilde ortak bir payda etrafında yapılacak reform ve stratejik planlamanın yazılacak raporların satır aralarından çıkıp gerçek hayatta karşılık bulmasına olanak sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Uzaktan eğitim süreçlerinde bulunan paydaşların kendi aralarında iletişimleri güçlendirilmeli, öğrenenler ve öğretenlerin iş yükü ve sosyal hayattaki diğer sorumlulukları göz önüne alınmalıdır.
  • Öğrenenler, kendi öğrenme süreçlerini düzenledikleri kadar kendi fiziksel öğrenme ortamlarını da düzenlemeli, çevrimiçi uzaktan eğitimin fiziksel dünyadan tamamıyla izole olduğu algısına kapılmamalıdırlar.
  • Ebeveynler özellikle K12 düzeyinde öğrenenlerin sürekli ders çalışmak yerine boş zaman aktiviteleri, oyunlar, dinlenme zamanları gibi ihtiyaçlarını da düşünerek denge sağlamalıdırlar.
  • Sosyal varlık olarak öğretenlerin, öğrenenlerin, ebeveynlerin farklı iş birliği topluluklarına dahil olmaları, fikirlerini paylaşmaları, birbirlerine hem eğitsel hem de sosyal anlamda destek olmaları kriz sürecini daha rahat atlatmalarına olanak tanıyabileceği gibi iş birliği kültürünün de gelişmesine olanak tanıyacaktır.
  • Uzaktan eğitimde eğitim teknolojilerinin kullanımı, iş birliği ve iletişim kanallarının yaratılması kadar öğrenme materyallerinin kalitesi de önemlidir. Metaforik olarak öğrenme materyallerini öğrenme sürecinin hamuru olarak nitelersek uzaktan eğitimde kalite güvencesini sağlayacak mekanizmaların sağlanmasının önemi daha iyi anlaşılacaktır.
  • Uzaktan eğitim senkronize (canlı dersler, webinarlar, çevrimiçi sohbetler vb.) ve asenkronize (kayıtlı videolar, okuma metinleri, etkinlikler, tartışma forumları vb.) etkinliklerin bir amaç doğrultusunda tasarımlandığı süreçlerdir. Her ne kadar günümüzde çoğunlukla çevrimiçi süreçlerle tasarımlansa da çevrimdışı etkinlikler ve öğrenme materyalleri de uzaktan eğitimin bir parçasıdır. Dolayısıyla öğretim tasarımı süreçlerinde uzaktan eğitim ekosistemini oluşturan unsurlar ve boyutlar düşünülmeli, salt teknoloji veya salt senkronize etkinlik odaklı uygulamalar yerine olması gerektiği kadar anlamlı öğrenme deneyimlerine olanak tanıyacak tasarımlar yapılmalıdır.
  • Uzaktan eğitim çevrimiçi ortamda yüz yüze derslerin bir simulasyonu veya taklidi değildir. Öğrenme çıktıları eşit olsa bile uzaktan eğitim ve yüz yüze eğitimin tasarlanmasında farklı stratejilerin işe koşulması gerektiği unutulmamalıdır.

Eğitimde Pandemi Takvimi

31 Aralık 2019: Çin, Vuhan’da 41 kişide zatürre benzeri bir hastalık olduğunu duyurdu.

11 Ocak 2020: Çin’de ilk ölüm gerçekleşti. İlk kurban, 61 yaşındaydı.

21 Ocak 2020: Hastalık, ABD ve Avustralya’ya sıçradı.

30 Ocak 2020: DSÖ küresel planda acil durum çağrısı yaptı.

5 Şubat 2020: Türkiye, Çin ile karşılıklı uçuşları durdurdu.

2020 Mart: Bakanlığın belirlediği 28 mesleki ve teknik Anadolu lisesinde, günlük 100 tona yükseltilen kapasite ile, zararlı virüslere karşı en hızlı etkiyi gösteren hipoklorit dezenfektan üretimi yapıldı.

11 Mart 2020: Türkiye’de ilk koronavirüs vakası açıklandı DSÖ küresel salgın (pandemi) ilan etti.

12 Mart 2020: 6 Mart Pazartesi’den itibaren 30 Mart Pazartesi’ne kadar 2 hafta süreyle tatil edilmesi kararlaştırıldı.

16 Mart 2020: Türkiye’de okullar bir hafta, üniversiteler üç hafta tatil edildi Avrupa Birliği’nde sınırlar üçüncü ülke yurttaşlarına kapatıldı.

17 Mart 2020: Türkiye’de koronavirüsten ilk ölüm açıklandı.

18 Mart 2020: Türkiye’de üniversitelerin 23 Mart’ta uzaktan öğretime başlayacağı duyuruldu.

23 Mart 2020: Yüz yüze eğitime verilen 1 haftalık aranın ardından ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri için TRT-EBA TV ile Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden yapılacak “uzaktan eğitim”, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un verdiği ilk dersle başladı.

Türkiye’de okullarda uzaktan eğitime başlanacağı açıklandı. Kamuda da uzaktan/dönüşümlü çalışma başlatıldı.

25 Mart 2020: Türkiye’de okullar 30 Nisan’a kadar tatil edildi.

30 Mart 2020: Uzaktan eğitim sürecinde öğretmen ile öğrenci arasındaki mesafeyi ortadan kaldırarak etkileşimli ders işlenmesine imkan sağlayan canlı sınıf uygulamasının 8. ve 12. sınıflar için pilot çalışmaları başlatıldı

1 Nisan 2020: Türkiye, 184 ülkede 1,5 milyarın üzerinde öğrencinin yüz yüze eğitimden mahrum kalmasına da yol açan koronavirüs salgını nedeniyle milyonlarca öğrenciye ulusal çapta uzaktan eğitim başlatan Çin’den sonraki ikinci ülke oldu.

Türkiye’de koronavirüs tedbirleri kapsamında eğitime ara verilmesinin ardından, Millî Eğitim Bakanlığının yürüttüğü çalışmalarla kısa sürede 3 yeni televizyon kanalı ve kapasitesi artırılan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden 18 milyonun üzerinde öğrenci için uzaktan eğitime başlandı.

Tüm derslere internet üzerinden ulaşım imkanı veren EBA’ya erişim için Türkiye’deki 3 büyük GSM operatörü de 8GB’e kadar ücretsiz internet hizmeti sağladı.

3 Nisan 2020: Türkiye’de 20 yaşın altındakilerin sokağa çıkması yasaklandı Toplu taşıma araçlarında, pazar yeri ve marketlerde maske takma zorunluluğu getirildi.

14 Mayıs 2020: Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin mesleki ve bireysel gelişimlerini desteklemek amacıyla hazırlanan ulusal ve uluslararası akredite sertifikalı uzaktan eğitim programları yaklaşık 500 bin öğretmenin başvurusuna açıldı.

15 Mayıs 2020: Uzaktan eğitim sürecinde özel çocuklarımız için yenilikçi ve özgün bir öğrenme aracı daha kullanıma sunuldu. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, tüm öğrencilerle birlikte özel çocuklarımızın da evde aileleriyle birlikte uygulayabilecekleri eğlenceli ve öğretici etkinlikleri kapsayan bir takvim hazırladı. “Özel Çocuklarımızla Eğlenceli Etkinlikler Takvimi” (ÖÇEET) nin 1. cildi “orgm.meb.gov.tr” adresindeki elektronik kütüphanede yerini aldı.

Koronavirüs ile mücadele kapsamında meslek liseleri tarafından geliştirilen ürünlere bir yenisi eklendi. İskenderun Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde hem cerrahi maske makinesi hem de N95 maske makinesi geliştirildi. Cerrahi maske makinesi dakikada 50, N95 maske makinesi ise dakikada 60 maske üretebiliyor. 

27 Mayıs 2020: Uzaktan eğitimde öğrencilerin ve velilerin sorularının anlık cevaplanabilmesi için Türk mühendislerince geliştirilen yapay zekâya sahip “EBA Asistan” ile 6 haftada yaklaşık 10 milyon mesaja yanıt verildi. Kullanıcı sorularına anında yanıt vermek, sorunları çözmek ve sistemin en etkili şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen uzaktan eğitim sanal asistanı, 13 Nisan’da hizmete girdi.

81 ilin tamamından giriş yapılan EBA Asistan üzerinden ilk hafta 703 bin 209 kullanıcının yönelttiği toplam 2 milyon 536 bin 903 mesaj cevaplandı. 2’nci hafta, 947 bin 456 kullanıcının 3 milyon 486 bin 300 mesajı, 3’üncü hafta 1 milyon 717 bin 150 kullanıcının 6 milyon 101 bin 911 mesajı yanıtlandı.

1 Haziran 2020: Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne bağlı özel okul öncesi eğitim kurumları, kurucuları ve öğrenci velilerinin istemeleri halinde eğitime ve yaz okulu adı altında yapılan sosyal ve kültürel etkinliklere 1 Haziran’dan itibaren başlayabilecek. Yabancı dil, bilgisayar, resim ve müzik kurslarının da aralarında bulunduğu çeşitli özel kurslar, sosyal etkinlik merkezleri, motorlu taşıt sürücüleri kursları ile benzeri özel kurumlardan isteyenler 1 Haziran itibarıyla eğitime başladı.

1 Haziran 2020: Küresel salgın nedeniyle okullarda yüz yüze eğitime ara verilmesinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencileri uzaktan eğitimle akademik alanda desteklemenin yanı sıra onların sosyal, duygusal ve kariyer gelişimlerine yardımcı olmak ve aileleriyle birlikte psikolojik sağlamlıklarını korumaya yönelik onlarca çalışmayı hayata geçirdi. Salgın döneminde Bakanlık tarafından şu ana kadar toplam 16 milyon 312 bin 807 kişiye rehberlik hizmeti verildi

30 Haziran 2020: Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan 7 bin okuldaki öğrenciler için 5 farklı alanda 17 ayrı çalışma kitabı hazırladı

31 Ağustos 2020: Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı’nın, Türkiye genelinde uzaktan eğitim yoluyla başlatılması dolayısıyla Çankaya Muazzez Karaçay İlkokulu’nda düzenlenen törende, İstiklâl Marşı ve saygı duruşu sonrasında ilk ders zilini çaldı.

2 Eylül 2020: Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, evlerinden uzaktan eğitime katılma imkanı olmayan öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı’ndan faydalanmalarını sağlamak için okullar ve kurumlarda EBA destek noktaları oluşturduklarını belirterek, “81 ilimizde şu anda 1420 EBA destek noktası kurulmuş durumda. Bu sayı çok yakın bir zamanda 5 bin 200’e çıkarılacak.” dedi.  

21 Eylül 2020: Millî Eğitim Bakanlığınca, okullarda yüz yüze eğitim, seyreltilmiş uygulamalarla anasınıfı ve ilkokul 1’inci sınıflarda haftada bir gün olacak şekilde başlatıldı.

22 Eylül 2020: Okuyan Balık Sesli Elektronik Kütüphanesi Tanıtım Programı tanıtıldı.

12 Ekim 2020: Yüz yüze eğitimde ikinci aşama başladı, milyonlarca öğrenci okullarıyla buluştu.

26 Ekim 2020:

Covid-19 küresel salgını sürecinde ulusal ölçekte uzaktan eğitimin yürütüldüğü Eğitim Bilişim Ağı EBA, 2020-2021 eğitim öğretim yılı birinci dönem istatistiklerini de geride bırakarak kullanım miktarı ve internet trafiği kriterlerine göre eğitim alanındaki tüm siteler arasında Dünyada 1. sıraya yükseldi.

9 Kasım 2020:

Özel eğitim öğrencileri için geliştirilen “Özelim Eğitimdeyim” mobil uygulaması, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü tarafından yayımlanan “Turkey: Özelim Eğitimdeyim” başlıklı raporda diğer ülkelere örnek gösterildi.

2 Aralık 2020: Hayat Boyu Öğrenme Kurslarında uzaktan eğitim uygulamaları pilot kurumlarda başlatıldı.

14 Şubat 2021: Türkiye genelindeki köy okullarının tüm kademeleri ve tüm bağımsız anaokulları 15 Şubat’ta yüz yüze eğitime başlama kararı alındı. 1 Mart’tan itibaren ise ilkokullarda ve bu ilkokulların bünyesindeki ana sınıfları ile özel eğitim sınıflarında, haftada 2 gün yüz yüze eğitim yapılacak. Ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında da 1 Mart’tan itibaren yüz yüze eğitime başlanacak. Liseler yeni eğitim öğretim dönemine uzaktan eğitimle başlayacak, 1 Mart itibarıyla seyreltilmiş sınıf uygulamasıyla 12. sınıflarda yüz yüze eğitime geçildi.

15 Şubat 2021: Iğdır’ın Aralık ilçesindeki Gödekli İlkokulu’nda düzenlenen 2020-2021 eğitim öğretim yılı ikinci yarıyıl açılış törenine katılan Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrenci ve öğretmenlerle İstiklal Marşı’nı okuduktan sonra ilk ders zilini çaldı.

24 Şubat 2021: Millî Eğitim Bakan Ziya Selçuk, Çorum’da öğretmenlerle koronavirüs aşısı oldu.

27 Şubat 2021: 2 Mart’ta illerin salgın koşullarına göre yüz yüze eğitim kararı alındı.

2 Mart 2021: Yüz yüze eğitim belirlenen sınıflarda başladı.

Raporu Hazırlayanlar

  • Mehmet Hilmi EREN : Uzman Psikolojik Danışman / Ev Okulu Derneği Başkanı
  • Buse FİDAN: Psikolog / Ev Okulu Derneği Genel Müdürü
  • Esra YILMAZ: Psikolog
  • Meltem GÜLEK: Psikolog
  • İdris EREN: Edebiyat Öğretmeni

protez tırnakipek kirpikevden eve nakliyateşya depolamabest10istanbul web tasarımmecidiyeköy escortkurtköy escortbursa escortizmir escortümraniye escortjigolo ajansımaltepe escortalanya escortkartal escortmarmaris escortfethiye escortçekmeköy escortsancaktepe escortdudullu escorttuzla escortkurtköy escortşerifali escortpendik escortümraniye escortbostancı escortataşehir escortkadıköy escortkartal escortsamandıra escortsarıgazi escortsultanbeyli escorttaşdelen escortüsküdar escortcaddebostan escortaltunizade escortçakmak escortfındıklı escortgöztepe escort
avrupa yakası escortanadolu yakası escortİstanbul escort
buca escort
bahisnowbahisnowcasinoslotcasinoslotlordcasinojupwinaresbetnetxcasinobetbeymusclebet